“Gece, Hatçam Teyze’yi eve bırakırken omuzuma dokundu.

“Evlatçım, mesarif dediydim ama benim param buğdaylara yetti,” dedi.

“Biliyorum Hatçam Teyze,” dedim. “Canın sağ olsun.”

Ertesi sabah yine gün doğmadan uyandım. Yan komşu Türkan Şoray’lı bir film açmış, sesleri bana kadar geliyor. Şöyle dizlerimi yokladım. Her zamanki ağrı gitmiş gibi geldi bana.

“Acaba cemre dizlerime de düşmüş müdür?” dedim.

İşte insan böyledir. Bile bile aldanmayı iyi bilir.

Ama insan kendine de iyi gelir…”

Ana babasız, aile büyükleriyle kalmış bir çocuk… Mahallenin Arap Hatçam Teyze, Bakkal Nihat, Berber Kâzım gibi hayli garip, pek müstesna karakterleri… Toplumsal tarihimizin acı tatlı anılarına takılan bir kişisel tarihin izinde öykü öykü saat kaç!..

Ahmet Büke ile son öykü kitabı üzerine sohbet edeceğiz. Etkinliğimiz herkese açıktır.

Dayanışmayla…